Göz Yaşı ve Göz Kanalı Hastalıkları

    Gözyaşı ve Göz Kanalı Hastalıkları

    Göz Kanalı HastalıklarıBirbirleriyle bağlı olarak görev yapan organlarımızdan birinin görevini yerine getirememesi hem sosyal olarak hem de psikolojik olarak bizleri olumsuz etkiler. Göz gibi önemli bir iç organımızda yaşayacağımız sıkıntılar sebebiyle iş gücü kaybıyla ve istenmeyen kazalarla karşılaşabiliriz. Gözyaşı kesesinin iltihabı (dakriosistit) gibi gözyaşı kanalı hastalıkları hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarını bu yazımızda bulacak ve göz kanalı hastalıklarının tedavisi hakkında detaylı bilgi sahibi olacaksınız.

    Gözyaşı ve Göz Kanalı Hastalıkları Nedir?

    İç organlarımızdan gözlerimizin rahatsızlanması bizlerin genel yaşam akışını olumsuz etkileyebilir. Kaşımızın dış alt bölgesinde yer alan gözyaşı salgı bezinden üretilen gözyaşı da dış etkenlerden bizi korumakla görevlidir. Duygusal anlarımızda da ürettiğimiz gözyaşımızın çıktığı kanalda oluşabilecek problemler bizleri oldukça rahatsız edebilmektedir.
    Gözü nemlendirmede görevli gözyaşımız gözümüzün iç kısmında yer alan küçük kanallardan buruna doğru ilerler. Gözyaşı kesesinin alt kısmının tıkanması sebebiyle bu kanal da tıkanır ve gözyaşı kanalı hastalıklarıyla karşı karşıya kalırız. 1 yaş bebeklerde görülme olasılığı çok fazla olan göz kanalı hastalıkları yetişkin bireylerde de görülmektedir. Burun eğriliğinden mustarip olan ve orta yaştaki kadınlarda sık görülen göz kanalı hastalıklarını tetikleyen durumlar vardır. Burnun formunun eğri olması, burun enfeksiyonun uzun sürmesi ve alerjilerin tetiklemesi gibi birçok etken göz kanalı hastalıklarını karşımıza çıkarır.

    Gözyaşı ve Göz Kanalının Görevleri Nelerdir?

    Korneayı devamlı nemli tutan gözyaşı aynı zamanda gözlerimizi temizlemekte de görevlidir. Göz kapaklarımıza kaçan ufacık toz parçasını dahi büyük bir hassasiyetle gözden atmaya yarayan gözyaşı suyumuz gözlerimizi korumaktadır. Yağ bezeciklerinden salgılanan yapışkan su gözün görevini yerine getirmesini desteklemektedir.

    Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığının ve Enfeksiyonunun Belirtileri Nelerdir?

    Aşırı sulanmayla başlayan göz rahatsızlığı gözde sık sık çapaklanmayla süreci devam ettirir. Burun köküne bastığınızda göze iltihap yani sıvının kanallardan çıkması enfeksiyonun en yaygın belirtilerindendir. Burun kökünde şişlikte gözyaşı kanalı tıkanıklığının oluşumunu bizlere gösterir.

    Gözyaşı Kanalı ve Kesesinin İltihaplanmasının Nedenleri

    Gözyaşı kanalının çalışma prensibine bakacak olursak temizleme ve koruma amacını görürüz. Gözyaşı kanalının ve kesesinin çalışmadığı esnada gözyaşı kapaklardan taşar ve bir takım sorunlar doğurur. Dakriosistit adını verdiğimiz göz yaşı kesesi iltihabı da göz yaşının tıkanması yâda fazla çalışmasından oluşur.

    Aynı zamanda hem doğumda oluşabilen hem de sonradan ortaya çıkan gözyaşı kanal tıkanıklığının farklı nedenleri de olabilir. Örneğin, doğumdan kaynaklanan gözyaşı kanal tıkanıklığının sebebi anne karnında gelişmeyen gözyaşı kanallarıyla ilgilidir. Gözyaşı kesesinin buruna açılan kısmındaki zarın delinmemesini izleyen süreçte doğumun gerçekleşmesi gözyaşı kanalı tıkanıklığına sebep olur. Orta yaşlarda görülen edinse gözyaşı kanal tıkanıklığının sebebi ise enfeksiyonlar, taş, sinüzit, travma ve tümörlerdir.

    1- Konjenital (Doğuştan) Dakriyosistit

    Doğuştan gelen kanal tıkanıklığı problemi çocuklarda 6.ayda kendiliğinden açılabilir. Keseye basma suretiyle oluşan mukopürülan akıntının oluştuğu nazolakrimal kanal lakrimal sistemde en son gelişimi tamamlayan kısımlardan brisidir. Yeni doğanlarda %50 oranında görülen kanalın gelişim yetersizliği konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığına sebep olur. Doğumdan 4 ila 6 hafta içerisinde spontan olarak açılan bu gözyaşı kanal tıkanıklığı yeni doğanların %2-6’sında açılmayabilir. Kanalın gelişmediği bu durumlarda açılmayan kanallara gerekli tedaviler uygulanır.

    • Konjenital (Doğuştan) Dakriyosistit Tedavisi

    Gözyaşı kanalı tıkanıklığının kendiliğinden açılmadığı durumlarda mutlaka tedavi gerekmektedir. Göz doktorlarının sıklıkla yaptığı bu tedavilerin ilk başında topikal antibiyotikler gelmektedir. Bu antibiyotiklerin yanında ise masaj yine doktorlar tarafından önerilmekte ve uygulanmaktadır. Lakrimal kese üzerine masaj gözyaşı tıkanıklığı tedavisinde doğal yöntemlerden birisidir. Probing ve irrigasyon, silikon tüp uygulaması ve DSR yöntemleri de gözyaşı kanalı tıkanıklığının tedavisinde kullanılan en yaygın yöntemlerdir.

    2- Edinsel (sonradan gelişen) Dakriyosistit

    Akut ve Kronik Dakriyosistit olarak da kendi içinde ayrılan Edinsel Dakriyosistit farklı belirtiler gösterir.

    • Akut Dakriyosistis sıklıkla kronik enfeksiyon akut hecmesi halinde gelişmektedir. Sıvının kesenin içerisinde enfekte olmasıyla ortaya çıkan akut dakriyosistis’te küçülmeyen bir kitle oluşur. Tedavisinde ise lokal ve sistemik antibiyotik keselerin kullanıldığı Akut Dakriyosistitler’de lavaj ve sonda asla denenmemesi gereken işlemlerdir.
    • Kronik Dakriyosistit’te ağrı ve kızarıklık görüşmez. Göz yaşarması en belirgin semptomlardan olup akıntı başlamıştır. Konjoktivitin eşlik ettiği kese genişledikçe mükopürülan akıntı daha yaygın görülmektedir.

    Dakriyosistitlerin Tedavi Süreci Nedir?

    • Medikal Tedavi: Akut safhada olan dakriyosistitlere lokal ve sistemik antibiyotik verilir ve sıcak pansuman enfeksiyonunu kontrol için tercih edilir.
    • Cerrahi Tedavi: Kronik dakriyosistit kendiliğinden iyileşmediği gibi ilaçla da iyileşmez bu nedenle tedavisi cerrahi yöntemlerdir.

    Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Nasıl Tespit Edilir?

    Gözyaşı kanal tıkanıklığının tespitinde bizler kanüllerden faydalanmaktayız. Kanüllerle gözyaşının geldiği yollara sıvı verilmesiyle gözyaşı kanal tıkanıklığını kolaylıkla tespit edebiliriz. Bu tespitte önemli ipuçları bizi rahatsızlığın varlığına yâda yokluğuna götürür. Gözyaşı yollarına verilen bu sıvılar eğer ki boğaza akarsa gözyaşı yolları açık olduğunu anlarız, eğer ki sıvı gelmezse gözyaşı yolları kapalı demektir. Görüntüleme tetkiklerini (dakriyosistografi ve dakriyosintigrafi) de beraber incelediğimizde hastalığın nedenini kolaylıkla tespit edebiliriz.

    Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Nasıl Tedavi Edilir?

    Doğumdan kaynaklanan gözyaşı tıkanıklığında ilk 1 yıl masaj uygulamasını öneriyoruz. Burun kökünden başlayan bu masaj aşağı doğru sıvazlama yöntemiyle yapılır. Günde en az 3 kez yapılan bu masajı 10 sefer tekrarlamak gerekir. Masajla alacağımız tedavi başarısı ise %90 dolaylarındadır. Bu nedenle ameliyatsız yöntem olarak biz doktor olarak gözyaşı tıkanıklığı masajını öneriyoruz. Bu masaj esnasında gözde çapaklanma oluşursa antibiyotik içeren göz damlalarını sizlere öneriyoruz. 1.5 yıl geçtikten sonra hala yaşarma geçmezse kanal hala tıkalı demektir diyerek probing işlemine geçeriz. Sondalama adı verilen probing’te yaşarma şikâyeti büyük oranda geçmektedir. Geçmediği durumlarda ise balon kataterile dilatasyon ve tüp entübasyonu uygulanmaktadır. Tüm bu işlemlere rağmen gözyaşı kanalı tıkanıklığı açılmaz ise cerrahi müdahale uygulanabilir.

    Edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığının en belirgim özelliği sürekli göz sulanmasıdır. Gözyaşı tıkanıklığının neden oldu göz sulanma yukarıda bahsettiğimiz tetkikler ile kolaylıkla anlaşılabilir. Bu durumda ise cerrahi yöntemler tedavide etkin rol oynar. Göz sulanmasının nedeninin gözyaşı kanalı tıkanıklığı olduğunun anlaşılması durumunda tedavi genellikle cerrahi ameliyatlardır.

    3 şekilde uygulanabilen gözyaşı kanalı tıkanıklığı ameliyatlarına detaylı bakalım:

    1- External dakriyosistorinostomi dediğimiz yöntemde ciltten kesi yaparak ilerlenir. Burun ile göz arasında yapılan cilt kesesinden girilir ve göz yaşı kesesi ile burun arasına yeni bir yol açılır. Başarı şansının en yüksek olduğu bu ameliyatta kozmetik endişeler oluşmaktadır.

    2- Endoskopik dakriyosistorinostomi de ise endoskop yardımı ile burun içine girilir ve gözyaşı kesesine doğru bir yol açılır. Kulak burun boğaz uzmanlarının katılımı ile gerçekleştirilebilen bu ameliyatta kozmetik endişe yok denecek kadar azdır.

    3- Transkanaliküler lazer dakriyosistorinostomi yöntemin ise son yılların en popüler tedavi yöntemidir. Göz kanalının göz tarafındaki kanaliküllerin içinden girilip lazer yardımıyla yapılmasını içeren bu ameliyat alanında en başarılı ameliyattır. Lazer probu kanala yerleştirildikten sonra yan burun duvarına yaslanmaktadır. Lazer çalıştırıldıktan sonra ise kanal ile burun arasında yeni bir yol açılır. Yolun büyüklüğü ve yeri hedeflenen ölçüye gelene kadar yakma işlemi devam eder. Silikon tüpün yerleştirilmesinden sonra ameliyat sona erer.

    Ankara’da Göz Doktorunuz Op. Dr. Seda Mütevelli’den Başarı Üstüne Başarı Geliyor!

    Göz kanalı hastalıkları konusunda uzman doktor Op. Dr. Seda Mütevelli yaptığı başarılı ameliyatları ile gözyaşı problemi yaşayan tüm hastalarının yüzünü güldürüyor. Göz hastalıkları Ankara kliniğinde sizler gibi gözyaşı kanal tıkanıklığı şikâyetiyle gelen tüm hastaları %90 oranında iyileştirerek Ankara en iyi göz doktoru listesinde yer almayı başaran Op. Dr. Seda Mütevelli, göz doktoru Ankara alanında kendisini kanıtlamış ve güler yüzlü ekibiyle Op. Dr. Seda Mütevelli göz hastalıkları konusunda Ankara’da sizlere hizmet veriyor.